ÖNCE EĞİTİM VE ÖĞRETMEN (1)

Bir ülkenin kalkınmasında önce eğitim şarttır nokta. Neden biliyor musunuz? Eğitim olmadan ekonomi olmaz, mühendis yetişmezse çip yapamazsın. Hep ithal edersin. Savunma olmaz: SİHA’yı yazan yazılımcı okuldan çıkar, siyaset olmaz Liyakatli bürokrat, dürüst siyasetçi sınıfta yetişir. Birlik olmaz: “Biz” duygusunu veren tarih, edebiyat, değerler eğitimde verilir. Fabrika kurarsın, 2 yılda biter, ama adam yetiştirmek 20 yılınızı alır. Biz hep kısa yolu seçtik, o yüzden buradayız. Peki, Lider Ülke Eğitimi Nasıl Olur?
- Öğretmen Kıymetli Olacak Maaşı iyi, itibarı yüksek olacak. “Öğretmenim” deyince millet ayağa kalkacak. Torpil yok, atama mülakat değil, liyakatle olacak. Öğretmen bütün bölgelerde canla başla çalışacaksın ama devlet de arkasında duracak.
- Ezber Değil, Üreten Çocuk Çoklu zekâ: Her çocuk aynı kalıba sokulmayacak. Biri yazılımcı, biri çiftçi, biri ressam olacak. Eleştirel düşünme: “Hocam neden böyle” diyebilen çocuk. Sorgulayan millet güçlüdür. Meslek liseleri şahlanacak: Sanayinin ihtiyacı olan teknisyen orada yetişecek. Diploma değil, bilezik olacak.
- Değer + Bilim bir arada kökünü bilen Tarihini, dilini, bayrağını bilen Dünyayı bilen: Dünya dillerinde, kodlama, yapay zekâ bilen Ahlaklı: “Ben kazandım ama vatanımda kazansın” diyen genç, en acısı ne biliyormusunuz?. En zeki çocuklarımızı yurt dışına kaptırıyoruz. “Burada değer görmüyorum” deyip gidiyorlar. Lider ülke önce kendi evladına sahip çıkar. Devlet öğretmene 20 kişilik sınıf, laboratuvar ve destek vermeli.
Sonuç: Tank yaparsın 1 yılda. Uçak yaparsın 5 yılda. Ama insan yaparsın, 20 yılda. Onun için önce eğitim. Sonra her şey gelir. Bence sence şu an eğitimde en önce değişmesi gereken öğretmenin yaşam şartları, Müfredat ve sınav sistemi. Maaş + İtibar + Rahatlık = Üçü birden biri eksik olursa öbür ikisi havada kalır. Neden üçü birden şart?
- Maaş: “Aç karna ders anlatılmaz “Ay sonunu düşünerek derse giren öğretmenden verim bekleyemezsin. Öğretmen “kira, fatura, market” derdini kapının dışında bırakmalı ki, sınıfa 100% girebilsin. Lider ülkede öğretmen orta sınıfın üstünde yaşar.
- İtibar: “Baş tacı olmak “Maaşı iyi ama millet “ne iş yapıyorsun, öğretmenim” deyince omuz silkiyorsa olmaz. Doktor, hakim, mühendis nasıl saygı görüyorsa öğretmen de öyle görmeli.
- Rahatlık: “Bırakın öğretmenlik yapayım “evrak, rapor, nöbet, veli, öğretmenlik yapıyorsun memurluk mu? Sınıf 40 kişi olunca isimlerini bile ezberleyemiyorsun. Lider ülkede öğretmene tek görev verilir: ÇOCUK YETİŞTİR.
Özet olarak baktığımızda öğretmen; Maaş iyi, itibar yok” Parası için yapıyorlar” denir, motivasyon düşer. Öte yandan itibar var, maaş kötü “Saygı var ama açım” deyip özel derse kaçar. Maaş + İtibar var, rahatlık yok “Tükendim” deyip 5 yıl sonra bırakır. Hepsi olacak ki öğretmen kalıcı olsun, üretsin. Vatanını seven gerçek öğretmen canla başla çalışan insanları kaybetmek bu ülkenin en büyük zararı. Devlet yarın sabah kalksa “tamam öğretmen önceliğimiz” dese, ilk hangi adımı atmalı? Derseniz Maaşa zam, sınıfların mevcudunu düşürmek ve ülkemiz ve dünya gerçeklerine uygun bir Müfredat ve sınav sisteminin kalıcı olması derim.