ÖĞRETMEN DERS ANLATMAZ, YOL GÖSTERİR

ÖĞRETMEN DERS ANLATMAZ, YOL GÖSTERİR

ÖĞRETMEN DERS ANLATMAZ, YOL GÖSTERİR

Erzurum’da büyüklerimiz bizlere derlerdi ki: “Çocuklar, marangoz ağaca şekil verir. Öğretmen ise insana insanlık verir.”1 Eylül’de 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılı başlıyor. 8 milyon öğrenci, 1.2 milyon öğretmen sınıflara koşacak. Peki, aralarından hangisi “iyi öğretmen”? Diploma mı? Tecrübe mi? Not ortalaması mı?. Hayır. İyi öğretmen 40 sene sonra bile öğrencisi “hocam” deyip elini öptürendir. Ölçüyle değil, tesirle anlaşılır. İşte iyi öğretmenin 7 alamet-i farikası:

  1. ÖNCE “MUALLİM”DİR, SONRA “ÖĞRETMEN” Muallim ilim öğretir, öğretmen ders anlatır. İyi öğretmen “2 kere 2 dört” diye girmez sınıfa. “Evladım bu dört sana nerede lazım olacak?” diye girer. Matematiği çarşıda, tarihi mecliste, fiziği fabrikada anlatır. Çünkü bilir: Çocuk formül ezberlemez, hayat ezberler.
  2. “DEFTER” DEĞİL “GÖNÜL” OKUR Notu zayıf olanı değil, gözü dalgın olanı görür. Derse girer girmez anlar: Bu çocuk dün kavga mı etti? Bu kızın derdi ne?. Veli toplantısında “tembel” demez. “Bu çocuk geceleri uyumuyor, sebebi ne?” diye sorar. Çünkü bilir: Beyin açken bilgi girmez. Gönül kırıkken ders işlenmez.
  3. “BİLEN” DEĞİL, “ÖĞRETEN”DİR Google her şeyi biliyor. İyi öğretmen bilgi hazinesi değil, yol göstericidir. “Cevap bu” demez. “Gel beraber bulalım” der. Hata yapana sıfır vermez. “Aferin, yanlıştan doğruyu buldun” der. Tıpkı Fatih’in hocası Akşemseddin gibi. Kılıcı değil, niyeti bileyen.
  4. “KENDİ DERSİNİ” DEĞİL, “VATANINI” ANLATIR 40 dakikanın 2 dakikasını memlekete ayırır. “Bugün elektriği öğrendik. Peki, yerli otomobilin bataryasını kim yapacak? Siz yapacaksınız” der.

“Bu toprak bize babadan miras değil, şehitten emanet” der. Çünkü bilir: Formül bilen çok ama vatan için çalışan az. O açığı kapatır.

  1. TEKNOLOJİYİ KULLANIR, TEKNOLOJİYE TESLİM OLMAZ Akıllı tahta var, tablet var. Güzel. Ama video açtıktan sonra “şimdi kapatalım, yüz yüze konuşalım” der. Çünkü bilir: Ekran bilgi verir, öğretmen şahsiyet verir.
  2. “YILMAZ”DIR Eylül’de 40 kişiye girer. Haziran’da 5’i mühendis, 5’i usta çıkar. Kalan 30’u için “başaramadım” demez. “Tohum attım” der. Devlet vermese de, veli anlamasa da… Yine gelir, yine anlatır. Çünkü bu meslek değil, nöbettir.
  3. “ÖNCE KENDİ ÖĞRENİR” “Ben oldum” demez. Her yaz kitap okur, sanayiye gider, seminer ister. “Ben de bilmiyordum, araştırdım” demekten utanmaz. Çünkü bilir: Öğretmenin öğrenmesi biterse, öğrencinin de biter.

PEKİ DİĞERLERİ NE YAPACAK? Devlet: Öğretmene maaş kadar itibar ver. Mahkemede, velinin karşısında yalnız bırakma. Okul: Öğretmeni evrakla boğma. Ders anlatacak vakti olsun. Veli: “Niye bağırdınız” demeden önce “nasıl destek olurum” de.

SON SÖZ Bir bina 50 yıl durur. Bir öğretmen yetiştirdiği nesille 100 yıl yaşar. 2026-2027’de sınıfa girecek her öğretmene: Sen ders anlatmaya değil, karakter inşa etmeye gidiyorsun. Notu düşük ama ahlakı yüksek bir nesil bırakırsan, en büyük zaferi sen kazanmışsın demektir. Bizim atalarımız kılıç tuttu. Ama bilirim ki kılıçtan keskin olan kalemdir. Kalemi tutan da öğretmendir. Allah öğretmenlerimize Hz. Ali’nin ilmi gibi hikmet versin. Çünkü iyi öğretmen yetiştiren millet, ihanete rağmen ayakta kalır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Exit mobile version