MÜSLÜMANLAR OLARAK UZAYA GİDEN YOLDA NEREDEYİZ?

MÜSLÜMANLAR OLARAK UZAYA GİDEN YOLDA NEREDEYİZ?

MÜSLÜMANLAR OLARAK UZAYA GİDEN YOLDA NEREDEYİZ

Biz Müslüman Türk Milleti olarak gökyüzüne bakıyoruz, Ay, yıldızlar ve gezegenler orada duruyor. Aya Amerika bayrak dikti, Çin araç indirdi, Hindistan güney kutbuna indi. Peki, biz neredeyiz? Bizim takvimimiz Ay’a göre. Namazımız, orucumuz Ay’a göre. Ama Ay’a gidiş hikâyesinde biz yokuz. Bu soruyu sormamız lazım. Biz bir zamanlar yıldızlara yön verendik. Unutmayalım, biz kimlerin torunuyuz? El-Biruni, dünyanın yuvarlak olduğunu ve çapını 1000 yıl önce hesapladı.

Ali Kuşçu, Ay’ın haritasını çıkardı.

Uluğ Bey, Semerkant’ta rasathane kurup yıldız cetveli yaptı. O cetveli Avrupa 200 yıl kullandı.

İbn Heysem, optiğin babası olmasa bugün kamera olmayacaktı. Matematikte sıfır, cebir, algoritma. Hepsinin ismi Müslüman Bilim adamlarından geliyor. Algoritma, El-Harezmî’den geliyor. Yani biz uzaya yabancı değiliz, biz uzayın ilk yolcularıyız. Peki, ne oldu da geri kaldık? Üç şey oldu:

  1. Merakı bıraktık: Eskiden medresede astronomi okutulurdu. Şimdi “bu dünyada işe yaramaz” deyip bıraktık.
  2. Kitabı bıraktık, kavgayı aldık: Enerjimizi birbirimizle uğraşmaya harcadık. Mezhep, kabile, parti kavgasından Ar-Ge’ye vakit kalmadı.
  3. Tüketen olduk, üreten değil: Petrol zengini olduk ama fabrika zengini olamadık. Uyduyu yapacağımıza, parasını verip satın almayı kolay gördük. Sonuç: 1.9 milyar nüfusuz, dünya nüfusunun %25’iyiz. Ama dünya uzay harcamalarının %1’i bile bizde değil. Dünya patentlerinin %2’si bile Müslüman ülkelerden çıkmıyor. Bugün neredeyiz? Umut var mı? Var, hem de ilk defa bu kadar var. Türkiye: Kendi uydusunu yapan 10 ülkeden biri oldu. İMECE uydusunu biz yaptık. TUA kuruldu. Alper Gezeravcı uzaya çıktı, “İstikbal Göklerdedir” dedi. BAE: Mars’a “Umut” adında araç gönderdi. Adı gibi umut oldu. Ay’a araç indirmeye çalışıyor. Pakistan ve Malezya: Kendi füzesini, kendi uydusunu yapıyor. Bu bir başlangıç. Düne kadar “yapamayız” diyorduk, bugün “yaptık” diyoruz. Uzaya giden yol nereden geçer? Ay’a roketle gidilmez sadece, Ay’a şu üç şeyle gidilir:
  4. İmanlı ve meraklı nesille: “Oku” emriyle başlayan bir dinin çocukları olarak, laboratuvara da mescit gibi girmemiz lazım.
  5. Birlikle: Bir Türk, bir Arap, bir Pakistanlı mühendis aynı masada oturursa uzaya daha hızlı gideriz. Ayrı ayrı olunca hepimiz gerideyiz.
  6. Sabırla: Uzay işi 10 yılda olmaz, 50 yılda olur. Bugün ekeceğiz, torunlarımız uzayda biçecek

Son Söz: Bizim uzaya gitme meselemiz sadece teknoloji meselesi değil, özgürlük meselesidir. Kendi uydun yoksa haberleşmeni başkası dinler.

Kendi GPS’in yoksa füze ne başkası yön verir. Kendi bilgin yoksa sana hep başkası “ne yapacağını” söyler. Al bayrağın altında bağımsız yaşamak istiyorsak, Ay’a giden yolda da bağımsız olmalıyız. Bir zamanlar yıldızlara bakıp yön bulan ceddin torunları, şimdi yıldızlara gidip iz bırakmak zorunda. Allah o günleri göstersin.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Mobil sürümden çık