İYİ BİR KURUM YÖNETİCİSİ NASIL OLMALIDIR? GELİN BİRLİKTE KONUŞALIM

Bir köyde sürü dağılırsa suçu çobanda ararlar. Çünkü sürüyü dağıtan kurt değil, sürüye sahip çıkmayan çobandır. Kurum da böyledir. Bir okul karışıksa, bir dairede iş yürümüyorsa, vatandaş şikâyetçiyse, suçlu koltukta oturan yöneticidir. Yıllarca Milli Eğitim’de çalışan bir kardeşiniz olarak şunu gördüm: Makam insanı büyütmez, insan makamı büyütür. Bazı yöneticiler gittikleri kurumu gül bahçesine çevirir, bazıları ise dikili ağacı kurutur. Peki, vatandaşın, öğretmenin, memurun gönlünde yer eden iyi bir yönetici kimdir? Madde madde, herkesin anlayacağı dilden anlatayım.
- ADİL OLACAK – Eşit ve Hakkaniyetli
En başta adalet. Yönetici adil değilse, gerisi boş. Düşünelim, bir okulda iki öğretmen var. Biri müdüre yakın diye her yerde geziyor, diğeri sabah akşam nöbet tutuyor. Bu adalet mi? Bu okulda huzur olur mu? Olmaz. Adil yönetici, personelini ayırmaz. “Bu benim adamım, bu karşı görüşlü” demez. İş bölümünü yaparken hakka göre dağıtır. Tüm yönetim makamında olanlar da anlasın diye söyleyeyim: Terazi bir tarafa ağır basarsa, alışveriş bozulur. Yönetimde de adalet bir tarafa ağır basarsa, kurum bozulur.
- LİYAKATE BAKACAK – İşi Ehline Verecek
Bizim atalarımız ne demiş: “İşi ehline ver, gerisini düşünme.” Maalesef bazen tam tersi oluyor. İşi bilene değil, sesi çok çıkana, yakın olana veriyoruz. Sonra da “neden bu kurum yürümüyor?” diye soruyoruz. İyi yönetici, kendinden daha bilgili insanla çalışmaktan korkmaz. Tam tersine sevinir. Bir inşaatta duvar ustasına elektrik işi yaptırır mısın? Yaptırmazsın. Kurum yönetiminde de muhasebeyi bilmeyene muhasebe, öğretmenliği bilmeyene sınıf teslim edilmez.
- KAPISI AÇIK OLACAK – Dinlemeyi Bilecek
Bazı makamların kapısı hep kapalı. Çal, açılmaz. Sekreter var, randevu var. Vatandaş kapıda bekler, personel kapıda bekler. İşte bu en kötü yöneticiliktir. İyi yöneticinin kapısı kadar gönlü de açıktır. Koridorda gezer molada personellerin odalarına girer, bir çay içer. Personelinin halini hatırını sorar. Çünkü yöneticilik talimat vermek değil, gönül almaktır. Bir çayın, bir Güleryüz’ün çözdüğünü yüz tane resmi yazı çözemiyor.
- VİZYONU OLACAK – Yarınları Düşünecek
Kötü yönetici bugünü kurtarır. İyi yönetici yarını kurar. “Bugün idare edelim de yarına Allah kerim” diyen yöneticiyle kurum bir adım ileri gitmez. Tabelayı boyamak vizyon değildir. İçeriği değiştirmek vizyondur.
- BAHANE DEĞİL, ÇÖZÜM ÜRETECEK
Bazı yöneticiler mazeret fabrikası gibidir. Ödenek yok, personel yok… Hep bahane iyi yönetici ise çözüm adamıdır. İmkân yoksa imkân oluşturur. Bir kurumda kalorifer yanmıyorsa, “odun yok” deyip oturmaz, gider ilgili kişileri toplar, bir yol bulur.
- SAKİN OLACAK – Kızdığında Bağırmayacak
Kurumda her gün bir olay olur. Eğer yönetici de bağırırsa, ortalık karışır. İyi yönetici soğukkanlıdır. Fırtınada gemiyi limana yanaştıran kaptan gibidir. Herkes panik yaparken o sakindir. Dinler, anlar, sonra karar verir. Unutmayın, bağırmak yönetmek değildir. Bağırmak acizliktir.
- 7. ÖRNEK OLACAK – Sözüyle Değil, Haliyle
Bu en önemlisi. Yöneticinin sözü değil, hali örnektir. Saat 8’de mesai başlıyorsa, yönetici 7.45’te orada olacak. Kılık kıyafeti düzgün olacak. Dili temiz olacak. Çünkü personel ne söylediğine değil, ne yaptığına bakar. Müdür kitap okuyorsa, okulda herkes kitap okur. Müdür geç geliyorsa, kimse erken gelmez.
Son Söz: Emanet Bilinci
Tüm yöneticiler şu gerçeği hiç unutmasınlar. Bu makamlar bize baki değil. Dün başkası oturuyordu, bugün biz oturuyoruz, yarın başka biri oturacak. Önemli olan koltukta oturduğun süre değil, kalktığında arkandan ne dendiğidir. “Adam gibi adamdı, hak yemezdi, kapısı açıktı” deniyorsa, işte en büyük madalya budur. Rabbim her kuruma böyle yöneticiler nasip etsin. Çünkü iyi yönetici olursa, kurum düzelir. Kurum düzelirse, memleket düzelir.