Eğitim Nedir?

Eğitim Nedir?

Eğitim Nedir

Eğitim: Toplum yaşayışında yer edinmek için edinilen bilgi, beceri ve anlayışlara denir. Eğitim geniş anlamda, bireylerin toplumun standartlarını, inançlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir. Kısaca “istenilen davranışı geliştirme süreci” olarak da anlatılabilir. Eğitim 1940’larda maarif, tedrisat, talim ve terbiye gibi sözcüklere karşılık gelecek şekilde ortaya çıkar. Türkçe ‘eğmek’ kökünden türemiştir. Bu kök, bükmek, uygulamak, öğretmek, yetiştirmek, geliştirmek, alıştırmak, egemenlik altına almak, yenilgiye uğratmak, kırmak ve yönlendirmek gibi anlamlara gelir. Ziya Gökalp,  eğitim kelimesini “Bir toplumda yetişmiş neslin, henüz yeni yetişmeye başlayan nesle fikirlerini ve hislerini vermesidir” şeklinde tanımlar. Durkheim ise eğitim kavramına sosyal açıdan bakanların başında gelir. Ona göre “eğitim, yetişkin nesiller tarafından, sosyal hayata henüz hazır olmayanlara tatbik edilen bir tesirden” ibarettir. Bu durumda eğitim; yetişkin neslin, bir plan ve gayeye göre yetişmekte olan nesillerin gelişimini sağlamaktır. Eğitimin bir süreç olduğuna ilişkin tanım da şöyledir: “Eğitim, fertlerin zihinlerini yeryüzünde ahlâka dayalı sosyal düzen kurmalarını sağlayacak tarzda şekillendirme sürecidir.” Eğitim derken bir insana istenilen özellikleri kazandırmaktan çok kültür edinme sürecini kast ederiz. Diğer insanlarca oluşturulan bilgi yığınını kendimize katmak isteriz. Bu kültürlenme sürecine eğitim adını veririz. İnsanlığı insana katmak olarak düşünebiliriz. İnsan olmanın en önemli taraflarından biridir.  Kendimizi eğitmeden insanlığa katkı yapamazdık, eğiterek ve eğitilerek çok sayıdaki insanı kendimize kattık. Bunu çok eskiden, insanlık tarihinin başlangıcından beri yaptık. Eğitim o kadar önemliydi ki, biyolojik gelişimimizi etkiledi. İnsanoğlu doğadaki diğer canlıların aksine, 15- 16 yıl özerk birey olamamaktadır. Bir at birkaç gün içinde koşmakta, bir kuş birkaç haftada uçmaktadır. Ancak insan 3 yılda yürümekte, 10 yıla kadar kendini besleyememekte, 15 yaşına kadar hayatını kazanamamakta. Bunun sebebi bilim insanlarına göre eğitimdir. İnsan yavrusu çok yavaş büyüyerek çevresine uyum sağlamak, gerekli özellikleri edinmek amacındadır. Tabi öğretim aşamasını da unutmamak gerekir. Öğrenecek kişi küçük ve istekli olmalıdır ki eğitilebilsin. Eşit koşullarda, fiziki olarak güçlü bireyleri eğitmek zordur, bu yüzden de eğitilecek insan güçsüz, talep kâr olmalıdır. Amaç ve kuralları önceden belirlenerek planlı ve programlı olarak yürütülen eğitimdir. Formal eğitim, eğitimin kurumsallaştırılmış halidir. Bireyde davranış değişikliği meydana getirmek üzere bilinçli, planlı, kontrollü ve kasıtlı bir biçimde öğretim ortamı düzenlenir. Profesyonel kişiler tarafından verilir ve varılmak istenen hedefler önceden bellidir. “Eğitimin bir insan hakkı olduğu savının iki sonucu vardır. Birincisi: haktan vazgeçilmesi düşünülemez. Dolayısıyla, kişilerin “Ben eğitilmek istemiyorum” demesi söz konusu olamaz. İkincisi: siyasal birlik, yani devlet, tüm bireylerinin eğitim hakkından yararlanmasını sağlamalıdır. Bireyler için hak olan şey, devlet için görevdir.”  Eğitimde sevgi ve disiplini sağlamada tam bir denge gerekmektedir. Ne disiplin sağlamak için sevgiden vazgeçmeli, ne de sevgi, disiplini bozmalıdır. Ana-babanın ve öğretmenin şahsiyetinden kaynaklanan uyumlu, anlayışlı ve sevgi dolu bir otorite, eğitim ve öğretim için gereklidir. Ana baba ve öğretmen, çocukları tarafından hem sevilecek hem de saygı duyulacak şekilde onları etkilemelidir. Çünkü eğitimde benimsenip örnek alınan kişiler, sevilen ve takdir edilen şahsiyetlerdir. Öğretmenin öğrencilerini sevmesi ve görevine derin bir bağlılıkla çalışması, onların duygu ve ihtiyaçlarını anlaması, sevgilerini ve bağlılıklarını kazanması hem onların çalışma ve başarılarını etkiler hem de öğretmenin karakter vasıflarıyla bir ölçüde yenileşmelerine sebep olur.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Exit mobile version