CEHALET VE KÜFÜR

İnsanlık Cehalet ile Küfür olgularının esaretine düşmüş, dayanılmaz şiddetli eziyetler çekiyor. Çünkü haydutlar dünyaya hükümran olmuş. Netanyahu ile Trump’u şımartan, imkân/fırsat sunan Ortadoğu’daki yöneticilerin gaflet ve cehaletidir. İnsan Hakları, Uluslararası Hukuk lafları tamamen unutulmuş. Sapıklığın da ötesine geçerek küçük çocukların etini yiyecek kadar yamyamlaşmış bir güruh dünyaya hükmetmektir. Bakıyorum dünyanın gidişatına acaba bu dünyayı deliler mi yönetiyor diye sormak geliyor içimden. Bu soruyu sorduran olay malum; Katil Netenyahu ile manyak Trump’un emri ile atılan bombaların, İran’da kız öğrencilerin okuluna isabetle hayattan kopardığı onlarca masum yavru ve onların anne-babalarının çektiği acılar. Çocukların vurulduğu, çiçeklerin koparıldığı, sevgilerin harcandığı, umudun tükendiği, renksiz, gürültüsünden uyuyamadığım kirli, kibirli, kaba ve yapay bir dünya var. Mübarek Ramazanda en gelişmiş teknolojiler ürünü silahlarla saldırmaya devam ediyorlar. En büyük güvenceleri ise, “Müslümanım” diyenlerin gaflet ve cehaletidir. Allah bizleri, aklını kullanan, sorumluluğunu bilen şuurlu kullarından eylesin. ABD nin bahanelerle girdiği ülkelere sefalet ve iç kargaşa dan başka bir şey getirmemiştir. Ülkelerin rejim ve yönetim değişikliği hakkı o ülkemin vatandaşlarınındır. Düşürülen uçaklarına yalanlarla bahaneler üretiyor ve saldırıyor yıkım İran da olursa da ABD bu işten karlı çıkacağı düşünülemez. ABD ve ABD’nin yerel karakolu İsrail tarafından, 13-24 Haziran 2025 tarihlerinde komşumuz İran’a karşı, Uluslararası hukuk kurallarına aykırı bir şekilde başlatılan ve yürütülen 12 Gün Savaşı ile aynı şer ittifakının 28 Şubat 2026 tarihinde başlattığı yeni savaşın nihai hedefi; İran’da önce devlet otoritesinin(amaç kesinlikle rejimi değil, devlet otoritesini kaldırmak) yıkılması, akabinde de aynen Somali’de, Irak’ta, Libya ve Suriye’de olduğu gibi “Boş Devlet/Başarısız Devlet (Failed State)” modelinin uygulama sürecine geçilmesidir. Artık öngörülemeyen günlere, süpriz devletlerin kuruluşuna, düşman kardeşlerin ittifakına, milli devletlerin çöküşüne hazırlıklı olabilirsiniz. Perde kalkmış, niyet projeye dönüşmüş, teknoloji galibiyetini ilan etmiştir. Biz de devekuşu gibi kafamızı kuma sokmaya devam eder, ülkenin enerjisini ülkenin geleceğine harcayamaz isek, sevri önümüze koymak suretiyle vatan toprağını parçalamak için hiç tereddüt etmeyeceklerdir. BBC’nin görüştüğü hukuk uzmanları ABD ve İsrail’in İran’a ilk saldırısı için yasal koşulların oluşmadığını savunuyor. Ancak İran’ın misillemelerinin de uluslararası hukuku ihlal etmiş olabileceğini söylüyor. Birleşmiş Milletler Sözleşmesi, belirli istisna durumlar dışında ülkelerin bir başka devlete karşı askeri güç kullanmasını genel olarak yasaklıyor. Burada iki madde önemli: Madde 2 (4): Diğer devletlere karşı güç kullanmayı veya güç kullanma tehdidini yasaklar. Madde 51: Silahlı saldırıya karşı güç kullanılmasına izin verir. Bazı devletler bu maddenin çok yakında gerçekleşecek saldırılar için de geçerli olduğunu söylüyor. ABD Savunma İstihbarat Ajansı (DIA) tarafından Mayıs 2025’te yayımlanan bir rapor da İran’ın uzun menzilli füzeler üretebilmek için daha yılları olduğu sonucuna varmıştı. Uzmanlar ayrıca Trump’ın İran’ın nükleer programının 2025’teki “12 gün savaşı” sırasında “yok edildiği” yönündeki iddiasının “yakın tehdit” fikriyle bu günkü durumun çeliştiğini savunuyor. ABD Venezuela’ya operasyon düzenledi. Maduro yakalandı. Herkes “diktatör devrildi” dedi. Alkışladı. Bazıları ise uluslararası hukuka aykırı dediler ancak bu durumda kınamadan başka bir şey yapılmadı. ABD’nin kendisinin dünyanın efendisi olduğunu ve her istediği yere müdahale edebileceği gibi görmesi sonucunda bazı çılgın ve cüretkâr hareketine karşı çıkmayan büyük devletler büyük cesaret vermekte bu durumun ise dünyayı ABD’nin büyük felakete sürükleyebileceği gibi görünüyor. Sözün kısası bu iki şizofreni birileri durdurmazsa daha çok olayların olacağı göz ardı edilmemelidir. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin, birlik ve beraberliğimiz daim olsun ve bütün bunlar ülkemizden uzak olsun inşallah.