2026-2027 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BAŞLIYOR

2026-2027 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BAŞLIYOR

2026-2027 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI BAŞLIYOR

2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı 1 Eylül’de öğretmenlerimizin yaz tatilinden dönüp daha zinde bir biçimde göreve başlaması ve okulları öğrencilerin gelişine hazırlamaları ve 14 Eylül 2026 Pazartesi öğlencileri karşılamakla başlıyor. O Halde bu sene bir değişikliğe gidip seferberlik başlatalım ve diyelim ki!

1 EYLÜL SEFERBERLİĞİ: ÇANTA DEĞİL, NİYET YENİLEYELİM Büyüklerimiz bize derdi ki: “Çocuklar, tohumu toprağa atarken besmele çekmezsen, başak vermez. “2026-2027 Eğitim-Öğretim yılı 1 Eylül itibariyle başlıyor. Yani bugün tohum atma günü. Ama biz yıllardır tohumu atıyoruz, sonra “neden başak yok” diye şikayet ediyoruz 8 milyon öğrenci, 1.2 milyon öğretmen, 70 bin okul. Dev bir ordu. Peki, bu orduyu 1 Eylül’de nasıl ayağa kaldırmalıyız? Cevap basit: Çantayı değil, niyeti yenileyerek.

  1. DEVLETİN GÖREVİ: “BİNA DEĞİL, VİZYON” MEB’in işi sadece ders kitabı dağıtmak değil. Yol göstermektir.2026-2027’de ne yapılmalı? Meslek Liselerine gerekli İtibar verilsin. Üniversite kapısında kuyruk var, sanayi kapısında “usta yok” diye tabela var. Bu nasıl iş? Her OSB’nin dibine 1 meslek lisesi ve mesleki ortaokulu yapılmalı ve Çocuklar daha önceki sınıflarda yolunu seçsin. Bu okullara giden çocuklara burs + asgari ücret verilsin mezun olunca işi hazır olun. “Usta” kelimesi ayıptan olmaktan çıksın. Öğretmen yalnız bırakılmasın ve öğretmen sınıfa “Devletin aklı” olarak girmeli. Velinin karşısında, müdürün arkasında yapayalnız kalmamalı. Maaş kadar itibar da verelim.1. Sınıf ve 5. Sınıf Seferberlik Bölgesi İlan Edilsin: Okuma-yazma ve ortaokula geçiş. Bu iki sınıf milletin kaderidir. En iyi öğretmen, en iyi materyal buralara verilmeli Devlet “ben yaptım” dememeli. “Biz yapacağız” demeli.
  2. OKULUN GÖREVİ: “BİNA DEĞİL OCAK” Okul 4 duvardan ibaretse, orası hapishanedir. Ocak olmalı. Eylül’ün ilk haftası “Niyet Haftası” ilan edilsin. Derse girmeden önce öğretmen evladına sorsun: “Yavrum Haziran 2027’de kendini nerede görüyorsun? Hangi işe faydan olacak?” Her çocuğa bir “Hedef Defteri” verilsin. Not defteri değil, niyet defteri. Veli toplantısı adı değişsin. “Veli Seferberliği” olsun. Baba gelsin “oğlum ne öğreniyoru görsün. Anne gelsin “kızımın derdi neyi anlasın. Teori bitti. 1 saat ders, 2 saat atölye. Çocuk dokunmadan öğrenmiyor artık
  1. AİLENİN GÖREVİ: “EV OKULUN DEVAMIDIR” En büyük yük biz Anne babada. Türkiye de eskiden oğlan 12 yaşında sanata verilirdi. Şimdi “ayağına çamur değmesin” diye okutuyoruz. Sonra 22 yaşında “iş yok” diye ağlıyoruz. O halde aile ne yapmalı? İlk Soru “Kaç Aldın” Olmasın. Eve gelince “Bugün kime ne faydan oldu? Ne öğrendin?” diye sorulmalı. Not kovalayan değil, insan kovalayan nesil yetiştirelim. Evde “Kitap Saati” İlan edin akşam 1 saat herkes telefonunu kapatsın. Baba gazete, anne kitap, çocuk ders yapsın. Televizyon kapansın, ocak yansın. Mesleği Küçük Görmeyin: “Oğlum mühendis ol” demek kolay. “Oğlum kaynakçı ol, aylık 45 bin TL kazan, kendi dükkânını aç” demek cesaret ister. 2026 Türkiye’sinde cesur olana ekmek var.
  2. SANAYİCİ, BELEDİYE, STK’NIN GÖREVİ “OKULU SAHİPLENMEK “Eğitim sadece MEB’in sırtında küfe değil. Milletin işidir. Sanayici: “Eleman bulamıyorum” demeden önce “adam yetiştirdim mi” diyecek. Her fabrika 1 okulu evlat edinsin. 11. sınıfa staj + burs versin. Makine göndersin. Belediyelere düşen görev ise bütün ülke çapında kütüphaneler 24 saat açık olsun. Genç “kahveye mi gideyim, kütüphaneye mi” diye şaşırsın. Spor salonu, etüt merkezi ücretsiz olsun. Diyanet, Eylül’de, kürsüden Seslensin. “Çalışmak ibadettir, vatan sevgisi imandandır, helal kazanmak farzdır” desin.

SON SÖZ: NÖBET YENİDEN BAŞLIYOR Dedelerimiz “bu toprak bize nöbetle verildi” derlerdi. Eğitim de bir nöbettir, 1 Eylül’de nöbet değişir. Eğer bu yılı da “çanta aldık, forma giydik” diye geçirirsek, 10 sene sonra yine aynı manşeti atarız “Üniversite mezunu işsiz, sanayici eleman bulamıyor.” Ama eğer bu yılı “niyet yenileme yılı” ilan edersek 2053’ün mühendisini, ustasını, öğretmenini, çiftçisini bugün yetiştiririz. Allah öğretmenlerimize Hz. Ali’nin ilmi gibi sabır versin. Öğrencilerimize Hz. Fatih’in azmi gibi gayret versin. Velilerimize de Allah feraseti versin. Çünkü vatanı kurtaracak olan ne diplomadır ne tweet. Vatanı kurtaracak olan 1 Eylül’de besmeleyle başlayan çalışan eldir. Hadi bismillah. Nöbet başlıyor. Şimdiden 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılı tüm ülkemize hayırlı olsun dileklerimle.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top